Your site

 

 

    •  
    • RESSAM VE SANAT EĞİTİMCİSİ
      SÖBÜTAY ÖZER’İN ARDINDAN

      Mehmet Başbuğ

    • Geçtiğimiz yıl Konya Mavi Sanat Evi’nde kişisel sergisini zevkle izlediğimiz Ressam ve eğitimci Söbütay Özer 24 Mart 2007 tarihinde Ankara’da ani kalp rahatsızlığı sebebiyle aniden vefat etti.
      Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi Resim Bölümü öğretim üyesi olan sanatçının cenazesi için önce Gazi Eğitim Fakültesi Resim Bölümü’nde 26 Mart 2007 Pazartesi günü resmi tören yapıldı. Ardından Kocatepe Camii’nde kılınan öğle namazından sonra Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda ebedi istirahatgahına defnedildi. Cenazesine Türkiye’nin birçok yerinden sanatçı dostları katıldı. Kendisine Allah’tan rahmet diler, kederli ailesine ve sanatçı dostlarına başsağlığı dileriz. Ressam ve sanat eğitimcisi Söbütay Özer İpsala’da doğdu. İlk ve ortaokulu İpsala’da, liseyi Edirne’de tamamladı. Resme olan ilgisi ve desteği ile yoğunluk kazandı. Babası Kemal Özer gazeteci idi. İpsala’da “Vatandaş” gazetesinin sahibiydi. Mezun olduktan sonra gazetedeki işi hazır olmasına rağmen O, resim öğretmeninin teşviki ile Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nün yetenek sınavlarına katılarak resim öğretmenliği bölümünü kazandı (1969).
      1973 yılına kadar Gazi Eğitim’deki öğrenciliği Türk Resim Sanatı’nda ve Türk Sanat Eğitimi’nde önemli yere sahip kıymetli hocalardan dersler aldı. Bu hocalardan bazıları Turan Erol, Nevide Gökaydın, Hidayet Telli gibi tanınmış hocalardır. Özellikle Söbütay Özer’in resmi üzerinde tesirli olan hocası Turan Erol’un okuldaki atölyesinde zaman zaman geceleri sabaha kadar resim çalıştığı da olurdu.Okuldaki yoğun çaba ve gayretleri, onun mezuniyetinden hemen sonra stajyer öğretmen olduğu halde Hasanoğlan Öğretmen Okulu’na tayini büyük başarısından kaynaklanmıştır.
      1978 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü’ne tayin olur.  Üzerinde çaba sarf edilen her emeğin içinde mutlaka iyi bir yan olduğuna inanan Özer, öğrencilerine hep bu perspektiften yaklaşmıştır. Yapılan çalışmaların önce iyi yanlarını ortaya koyar, ardından da yapılmaması gereken hataları belirler ve öğrenciye inandırıcı bir şekilde izah ederdi. Kendiside çalışan, üreten bir öğretmenin öğrencilerine daha çok katkıda bulunabileceğine inanır, bu yönüyle de onlara örnek olmaya çalışırdı.
      Ressam ve eğitimci Söbütay Özer, ilk kişisel resim sergisini 1979 yılında açar. Sırası ile diğer kişisel sergiler, karma sergiler, sanat bienalleri, ile Türk Resim Sanatı’nda kendine özgü bir üslup oluşturur. Bu serüvende 43 kişisel serginin yanı sıra çok sayıda karma sergide yer alır. 1982-1990 yılları arasında katıldığı Vakko, TPAO, DYO ve Devlet Resim Sergileri’nde 7 ödül alır. Birden fazla eseri resmi ve özel koleksiyonlarda bulunmaktadır. Edirne’deki çocukluk yıllarında Selimiye Camii’nin etrafında uçuşan güvercinlerin kanat çırpmasının verdiği hisle tabloların başına geçer. Bu görüntü onu çok etkilemiştir, resimlerine plastik açıdan pentürel değerlerle bu görüntüleri bir bir işlemeye başlar. Renkçi ve lekeci tavrı ile bisikletliler, gelincikler, eski püskü kenara atılan kap kacaklar, dolmuş durakları, etnografik parçalar, Söbütay Özer’in natürmortları ile her biri kalıcı sanat eserine dönüşür. Sıcak soğuk renk armonisinin getirdiği pentürel değer onun eserlerinde şahsiyet, bir kimlik kazanır.
      Kültür Bakanlığı Devlet Resim ve Heykel Sergisi, UNESCO Milli Komitesi jüri üyeliğinde bulunan sanatçı; Hindistan, Romanya, Kuveyt, Cezayir, Avusturya, Çin, Türk Cumhuriyetleri’nde düzenlenen sanat bienallerine de katılmıştır. Böylesine günümüz Türk Resim Sanatı için büyük bir değere sahip olan üstadı, kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. 

    • Anadolu Manşet Gazetesi,
      29 Mart 2007, Konya.


       


    • Söbütay Özer


      Söbütay Özer, Dostluk

      Söbütay Özer, Kadın ve Çiçekler

    •  

       

GERİ

 

 

 

<Copright 2010 Tüm Hakları Saklıdır.