MEVLANA FELSEFESİNE GÖNÜL VEREN SANATÇILAR:
PROF. DR. GABRIEL MANDEL, MAX MANDEL, MEHMET BÜYÜKÇANGA
Doç. Dr. Mehmet Başbuğ
Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü
Tüm Dünya sanatları incelendiğinde yerellikten, ulusallığa ve hatta uluslar arası ortak kültüre uzanan evrensel değerlerden söz etmek mümkündür. Sanatçılar doğdukları topraklara bir borç niteliği taşıyan eserlerini ithaf ederler. Bir bakıma “şükür” niteliği taşıyan bu eserlerde yaşattıkları mekânları, portreleri, sosyolojik değerleri görselleştirerek materyalist ışığı betimlerler. Kalıcı somut nesnelere dönüşen bu eserler zamanla birer kült olabilecek yolu aydınlatırlar. Nedendir bilinmez, her sanat eserinin bir yaşam öyküsü vardır. “Hiçbir şey boşuna değildir” sözündeki boşluk kelimesi zıt bir anlam yaratarak anlamı inanılmaz biçimde doldurarak maneviyatı güçlendirmektedir.
Sanatçıların akıl tekkeleri; çalışma üreten, bilgi depolayan, yorum getirebilen bir makineleşme sürecinin ardından, bedeni daha kaliteli ve aranan bir forma dönüştürerek, “değerli insan” sıfatını topluma kazandırmaktadır. Küresel tehditlere inat, sınır tanımayan beyin, kendini zamanla eser üretme ve tüketmeye programlayarak yüzyıllar sürecek bir tartışmanın, etkileşimin fitilini mağara duvarlarında biçimlendirmiştir. Sanatçı olgusunu ve sanatın genel perspektifini kısaca değerlendirdikten sonra yazımızın ana konusuna değinebiliriz.
Konya’da bulunan Mevlâna Müzesi Türkiye’de Topkapı Sarayı Müzesi’nden sonra en fazla yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği mekandır. Müzenin Konya turizmine büyük katkısı vardır. 15-22 Nisan 2008 Turizm Haftası etkinlikleri çerçevesinde Mevlâna’nın fikir ve felsefesini eserlerine yansıtan Mevlana dostları Prof. Dr. Gabriel Mandel Khan, Yrd. Doç. Mehmet Büyükçanga ve Max Mandel ortaklaşa olarak düzenleyecekleri özgün baskı, gravür ve fotoğraf sergisi ile sanatseverlerin karşısına çıkacaklardır.
Prof. Dr. Gabriel Mandel Khan, Hz. Mevlâna’nın eseri Mesnevi’yi İtalyancaya çevirerek Mevlana’nın İtalya’da da tanınmasına büyük katkı sağlamış, büyük bir ilim adamıdır. Mandel, Sufi Cerrahi Halveti Yolu’nun İtalya Başkanı’dır. Sanat Tarihi Profesörü Mandel, çoğunluğu kendi alanında yazdığı 209 kitabı ile bugün dünya sanat tarihi alanında önemli yazarlardan biridir. Prof. Mandel sadece sanatın teorik kısmı ile ilgilenmemiş pratiği ile de uğraş vermiştir. Oymacılık, seramik, baskı resim, resim gibi farklı alanlarda da eserlerini icra etmiş gerçek bir sanatçıdır. Dünyanın sayılı müzeleri ve galerilerinde eserleri sergilenmiştir. Bu yerler arasında Venedik Bienali, Paris, Liegi, Galeri Paris Modern Sanat Müzesi gibi seçkin müzeler sayılabilir. Ayrıca Brezilya San Paolo Müzesi, Tokyo, Yeni Delhi, Ankara, Konya, Amman, Semerkand, Belluno Müzesi, Milano Leonardo da Vinci Teknik Müzesi, Milano Belediyesi, Milano Aziz Mümin Merkezi, Milano ve Crema Medeniyet Müzeleri, Lodi Seramik Müzesi, Milano Sant’Ambrogio Kilisesi, Chiaravalle Manastırı, Cordoba Belediye Müzesi ve İstanbul Dolmabahçe Sarayı Müzesi’nde olmak üzere toplam 186 kişisel sergi gerçekleştirmiştir. Mandel’in aldığı ödüller arasında İtalyan Devlet Şövalyesi, Başbakanlık Büyük Kültür Ödülü, Cumhurbaşkanı Pertini ve Milli Eğitim Bakanlığı ödülleri ile muhtelif Fransız, Ürdün, ve Türkiye Şeref ödülleri bulunmaktadır. Ayrıca sanatçının Türkiye Cumhuriyeti Selçuk Üniversitesi İslâm Sanatları ve Mimarisi Fahri Doktoralık payesi bulunmaktadır.
Mandel’in eserlerinde işlediği Mevlana ve Mevlevi yaşamı geniş bir araştırma ve incelemenin yansımasıdır. Mevlana’nın sevgi, hoşgörü, barış, kardeşlik gibi kavramlarını irdeleyen sanatçı, hem plâstik açıdan hem de ilmi açıdan Mevlana felsefesinin derinliğini çok iyi özümsemiştir. Mevlana felsefesini bir çeşit yaşam biçimine dönüştüren sanatçı, daha sonra ailesiyle birlikte Müslüman olmuştur. Türk kültürüne nadide eserler kazandırmıştır. Batılı bir aydının gözünden Türk kültürü, yaşamı ve sanatını inceleyerek önemli eserler meydana getirmiştir.
Mandel’in Türk kültürüne yapmış olduğu hizmetler bununla da sınırlı kalmamıştır. Her yıl beraberinde getirdiği kafilelere Mevlâna’yı, Türkiye’yi, Türk insanını bıkmadan usanmadan anlatmaktadır. Bir kültür elçisi gibi. Mandel’in bu manada yaptığı eserlerinden bazılarını, “Türk Kervan Sarayları, “Anneciğim Türkler Geliyor”, Türk İslâm Sanatı” gibi sayabiliriz. Eserleriyle Mevlana felsefesinin ışığına katkıda bulunan bir başka sanatçı da Mehmet Büyükçanga’dır. Büyükçanga, fikirlerinin etrafında dolaşan formları birer sanat eserine dönüştürmeyi başararak, yapıtlarına ulusal bir kimlik kazandırmıştır. Ulusal anlamda çeşitli vesilelerle izleyiciyle buluşan bu eserler, gelen olumlu tepkiler neticesinde uluslar arası arenada da başta İtalya olmak üzere Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde sergilenerek, Türk kültürünün tanıtıma büyük katkı sağlamıştır. Genel anlamda Mevlevilik felsefesinin etrafında şekillenen eserler, çıkış noktasını Mevlâna ve müritlerinin yaşam biçimlerinden almaktadır.
Mehmet Büyükçanga, 1948 yılında Konya, Kadınhanı, Meydanlı Köyü’nde doğdu. 1967 yılında İvriz İlköğretmen Okulu’ nu bitirdi. 1970 yılında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’nden mezun oldu. Anadolu Üniversitesi’ nde lisans tamamladı. Ankara İ.T.İ.A Master yaptı. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden Sanatta Yeterlilik Diploması aldı. 1980-1993 yılları arası Kültür Bakanlığı Konya Devlet Güzel Sanatlar Galerisi müdürü olarak çalıştı. Halen Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-iş Eğitimi Anabilim Dalı’ nda Yrd.Doç. olarak görev yapmaktadır.
Ankara, Konya, Afyon, Antalya, Kayseri Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde 13 kişisel sergi açtı. Birçok karma sergiye katıldı. Ankara Akyurt Belediyesi, Konya Selçuklu, Karatay, Kadınhanı, Ilgın, Sarayönü, Karapınar, Hadim, Karaman Taşkale Belediyesi gibi çok sayıda beldeyi temsil eden amblem çalışması yapmıştır. Çok sayıda uluslar arası bienale, sergiye ve kongreye katılmıştır. İtalya Piemonte ve Torino Bölgesel Yönetimleri tarafından düzenlenen İslam Sanatı Bienaline’ne katılan ilk Türk ressamı olmuştur. 2007 yılında UNESCO tarafından kabul gören Uluslar arası Mevlana Yılı münasebetiyle Verona Medeniyet Müzesi ve Udine Medeniyet Müzesi’nde şeref katılımcısı olarak eserleri sergilenmiştir. Ayrıca Bressanone Akademisi’nde Prof. Dr. Gabriel Mandel Khan ile birlikte sergi gerçekleştirmiştir. Mehmet Büyükçanga’nın ahşap ve linolyum baskı tekniği ile hazırladığı eserleri mevcuttur. Sergide yer alan eserlerin bir kısmı Kadir Büyükçanga’ya ait ebruların üzerine uygulanmıştır. Teşhir edilen eserlerin konuları arasında Mevlana Felsefesi, Sema eden Semazenler, Dervişler gibi konular yer almaktadır.
Fotoğraf sanatı içinde kendine has duruşu ve objektifi ile farklı duyguları yakalayan sanatçı Max Mandel, 1959 yılında dünyaya gelmiştir. İkonografi ve fotoğraf sanatıyla ilgili araştırmalarda bulunan sanatçı, yapmış olduğu kültürel gezilerle Avrupa, Asya ve Amerika’da edindiği izlenimleriyle çok sayıda değerli karelere imza atmıştır. Sanatçı, daha çok arkeoloji alanında uzmanlaşarak, 1998’den itibaren Kudüs’teki Studium Biblicum Franciscanum Araştırma Enstitüsü ile beraber çalışmakta, kazı restorasyon ekiplerinde görev yapmaktadır. Ayrıca sanatçı fotoğraf tarihi ile ilgilide araştırmalarına devam ederek özellikle XIX. Yüzyıl fotoğrafçılığın doğuşu ve gelişimi üzerinde araştırmalarını yoğunlaştırmıştır. Sergileri arasında 1986 Konya Devlet Güzel Sanatlar Galerisi (Türkiye), 1987, 1990, 1994 Il Torchio di Porta Romano, Milano, 1989 Mavi Kanatlar, Reggio Emilia, Milano, 1993 Dino Scalabrino Akademisi Montecatini, Pasole Malikhanesi Feltre, 1996 ABD Başkonsolosluğu Milano, Brivio Kalesi Casalpusterlengo, 2003 İtalyan-Arap Kültür Merkezi Torino, 2004 Cusano Sarayı Cusano Milanino, Zoom Uluslar arası Fotoğraf Sergisi Tokyo, 2005 Milli Fotoğraf Müzesi Brescia, 2006 Müze Salonu Pieve di Ledro, Müzik Federasyonu Bellusco, 2007 Cusano Sarayı Cusano Milanino, Assenzio Edebiyat Kahvesi Rimini, Su İdaresi Galerisi Vaprio d’Adda, 2007 Selçuk Üniversitesi Alaaddin Keykubat Kampusü Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde kişisel sergiler gerçekleştirmiştir.
Sanatın evrensel yapısı ve dili bu sergiyle beraber bir kez daha gün ışığına taşınmıştır. Birbirinden ayrı mekanlarda yaşayan sanatçılar, bu sergiyle beraber ortak bir ortamda bir araya gelerek aynı düşünceyi ayrı pencerelerden yansıtmaktadırlar. Açılan bu geniş kapsamlı uluslar arası düzeydeki serginin Mevlana felsefesinin tanıtıma katkı sağlayacağını düşünerek gelecek kuşaklara önemli eserlerin bırakılacağı muhakkaktır.