Your site

 

İLKÖĞRETİM SOSYAL BİLGİLER DERS MÜFREDATINDA BULUNAN

TARİHİ VE SOSYOLOJİK OLAYLARIN

RESİM DİLİYLE EĞİTİME YANSIMASI

 

Mehmet Başbuğ

 

 

GİRİŞ

I.Problem :

Ülkemizde son yıllarda eğitim alanında olumlu yenilikler yaşanmıştır. Teknolojik materyallerin derslerde kullanılması, internet ve bilgisayarın okullarda laboratuar ortamında öğrencilere tahsisi konusunda cesur adımların atılması, eğitim alanında maddi imkansızları bir nebze olsun azaltmıştır. Bugün ilk öğretim çağı öğrencisi bilgiye en kısa sürede nasıl ulaşabileceğini, güncel olaylardan nasıl haberdar olabileceğini öğrenmiş bulunmaktadır.

Bilgisayar kullanım yaşının hızla daha düştüğü ülkemizde, her alanda olduğu gibi sosyal bilgiler alanında da bir takım yeniliklere ihtiyaç duyulmaktadır. Günümüz ilköğretim öğrencileri gelecekte bilgiyi araştıran, çözümleyen, sorgulayan, yargılayan, bir toplumun yetiştiğinin sinyallerini şimdiden vermekteyse de, eğitim dili gerek teorik derslerde, gerekse uygulamaya dönük derslerde bazı aksaklıkları ortaya çıkarmaktadır. Gelenek haline getirilen, teorik anlatıma dayalı ve tamamen öğretmen odaklı işlenen derslerde, öğrencilerden ne derece verim alındığı tartışma konusudur. Öğretmenlerin bu derslerde, öğrencileri daha aktif kılabilmeleri için bazı önlemler aldıkları muhakkaktır. Ancak öğretmenlerin dersi daha iyi kavratabilme adına, materyal seçimlerinde ilk kararı kendisinin vermesi ve genelde öğrencinin fikrine pek başvurmaması eğitimde bazı aksaklıklara yol açmaktadır. Öğretmenin tarihi konuları anlatırken, ihtiyaç duyduğu başlıca araçların; ders kitabı ve haritalarla sınırlı kalması bu aksaklıkların başında gelmektedir. Öğrencilerin iki boyutlu, görsel bakımdan yetersiz kaynaklara duydukları sıkılma ve dikkat dağılması gibi hisler dersi verimsiz hale getirmektedir. Bu çalışmadaki temel amaç sosyal bilgiler ve benzeri derslerde izlenebilecek yol ve kullanılan materyal çeşitliliğinin artırılması yönünde yararlı olabilecek bazı tavsiyeleri içermektedir.

II. Alt Problemler :

Bu araştırma özellikle sosyal bilgiler derslerinde yaşanan, görsellikten uzak, tamamen anlatıma dayalı sistemin geliştirilerek öğrencilerin daha duyarlı yaklaşımlarını sağlayabilecek metotları kapsamaktadır. Resim dili kullanılacak en başlıca metotlardan biri olarak bu çalışmanın temel konusunu oluşturmuştur. Ayrıca günümüzde uygulanan teorik derslerin işleniş yöntemleri hakkında görüşlerin tespitine ulaşmak için aşağıda belirlenen alt problemler cevaplanmaya çalışılmıştır.

  • Sosyal bilgiler dersine karşı öğrencilerin ilgi ve alakasını içeren sorular nelerdir?
  • Günümüz Sosyal Bilgiler Eğitiminde uygulanan öğretme yöntemlerinin öğrenci açısından kavranma boyutları ne düzeydedir?
  • Öğrencinin ileride bu dersi günlük hayatta nedenli önemli gördüğü?
  • Öğrencinin sosyal bilgiler dersinde işlenen konuları görsel olarak anlama istekleri?
  • İdeal yöntem nasıl olmalıdır?

III. Yöntem :

Bu araştırmada: Sosyal bilgiler ders müfredatında bulunan tarihi ve sosyolojik olayların resim diliyle eğitime yansıtılması konusu kaynak tarama modelinin yanı sıra, günümüz sosyal bilgiler eğitiminde uygulanan mevcut yöntemlerin ve olması gereken ideal yöntemin tespitinde görüşme ve anket yöntemi kullanılmıştır.

VI. Varsayımlar :

  • Ankete katılan tüm öğrencilerin sorulara doğru cevap verdikleri varsayılmıştır.

V. Kapsam ve Sınırlılıklar :

  • İç Anadolu Bölgesi içinde yer alan MEB bağlı Gölçayır, Yeniköy, Değirmenköy, Adsız, Vali Necati Çetinkaya, Atakent, Çakıllar, Mehmet Akif Ersoy, Hazım Tepeviran, Atatürk İlköğretim Okulları’nda sosyal bilgiler dersine giren 6-7-8. sınıf öğrencileri arasından toplam 350 öğrenci ile sınırlıdır.

VI. Kavramsal Çerçeve :

Çağdaş toplumlar yetişmekte olan genç kuşaklara kendi kültürlerini, yaşam biçimlerini, geçmişten bugüne kadar uzayan süreç içindeki yaşam deneyimlerini, yakın ve uzak çevredeki gelişmeleri, toplumu ilgilendiren siyasi olayları ilköğretim okullarında sosyal bilgiler dersi ile öğrencilere anlatmaktadırlar. Bu araştırmada öğretmenlerin yapmış oldukları planlar üzerinde, işlenen konuların genel dökümü yapılarak, öğrenci kazanımlarında ortaya çıkan aksaklıkların giderilmesi yönünde yarar sağlayabilecek resim dilinin nasıl kullanılabileceği konusu irdelenmiştir. Örneğin 8. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi’ndeki Kurtuluş Savaşı Ünitesi’nde öğretmen hedef olarak dayanışmanın öneminden bahsetmektedir. Dayanışma sözcük itibarıyla en doğru kelimeler seçilerek anlatılsa bile, öğrenci düşünce dünyasında yeterli düzeyde ilgi ve alaka uyandırma problemiyle karşı karşıya kalmaktadır. Öğretmenin öğrenciye bir milletin dayanışma sayesinde nasıl ayakta durabildiğini, birliktelik ve beraberliğin milletler için ne kadar büyük önem arz ettiğini anlatabilmesinin yanında, öğrencinin gözünde canlandırması da gerekmektedir. Öğrenciye sadece konu ile ilgili hadiseleri anlatmak yalın bir dille ifade etme biçiminden öteye gidememektedir. Öğretmenin öğrencilerine, çocukların,gençlerin yaşlıların,ressamların, yazarların ,çiftçilerin ,okuma-yazma bileninin, bilmeyenin kısacası bir halkın el ele vererek bir milleti yaratma süreçlerini resim diliyle anlatma yolunu seçmesi dersi daha anlaşılır kılacaktır. Bunun en kolay yolu konu ile ilgili olan resimleri, tabloları, müzeleri,filmleri, belgeselleri inceleyerek fikir sahibi olmaktır. Günün kıyafetleri, yaşanılan çevre ve doğa şartları, seferberlik hali gibi konular resim diliyle öğrencilere anlatılabilirse, öğrencinin öğrenme süreci hızlanacak ve ezbercilik ortadan kalkacaktır. Öğrencinin kafasında Kurtuluş Savaşı, bir milletin dayanışması, milli birlik gibi kavramlar daha bir anlam kazanacaktır. Çünkü öğrenci bu kavramları duyduğunda hemen aklına konu ile ilgili yapılmış bir tabloyu getirecektir. Bunun en güzel örneğini Anıtkabir’de görmek mümkündür. Çeşitli ressamlara yaptırılan büyük ebatlı panoramik resimler, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi’nin belirli dönemlerini anlatmakta ve her yaş grubundan insanda kalıcı tesirler bırakmaktadır.

Çağdaş Türk Resim Sanatı incelendiğinde tarihi, kültürel, sosyolojik olayları anlatan ve sosyal bilgiler dersi müfredatı içinde yer alan konularla birebir ilgili binlerce resim bulunmaktadır. Sosyal bilgiler öğretmenleri anlatımlarını resim diliyle zenginleştirebilirlerse öğrenme adına daha verimli bir süreç başlamış olacaktır. Öğrencinin dikkatinin dağılma sürecide bu alan içinde değerlendirilirse zaman açısından tasarrufta sağlanması muhtemeldir. Bu nedenle bilginin en kolay ve en ucuz şekilde paylaşılması hususuna görsel açıdan en yararlı katkıyı resim dili yapacaktır. Ayrıca resim dilinin kullanılması öğrencinin estetik beğenisini de artırarak diğer dersler içinde faydalı olmasını sağlayacaktır. En çabuk ve en etkili dilin sanat dili olduğunun öğrenci kazanımları içinde yer alması öğrenci ve öğretmen açısından ileriye dönük büyük faydalar sağlayacaktır.

 Sosyal Bilgiler Eğitimi Öğretim Yöntemleri

Öğretimde amaçlar ihtiyaçlara göre belirlenir. Sosyal bilgilerle ilgili bir program ortaya konulurken ilk olarak kendi kültür ve toplum yapısını, değer yargılarını, gereksinimlerini hesaba katmak gerekmektedir. Öğretmen program hazırlarken bu gibi temel konuları içinde yaşadığı topluma hitap eder hale getirmelidir. Ayrıca toplumun geleceğe yönelik tasarımları, amaçları, bu gereksinimlerin sonucunda kesinlik kazanacak ve o doğrultuda bir eğitim söz konusu olacaktır. Bütün temel konular ele alınırken her toplumun farklı gereksinimleri olacağı da göz önüne alınmalı ve bu doğrultuda hareket edilmelidir.

Eğitimin temelde öğrenme ile ilgili olduğu kabul edilirse öğrenciler üzerinde oluşturulacak bilgi alışveriş simülasyonu mekana ve kullanılan materyallere göre başarı oranının artmasını direk etkileyebilir. Öğretmenler tarafından belirlenen hedefler arasında öğrencilerin kazanacağı davranışların, önceden belirlenmesi önemli bir aşamayı oluşturmaktadır. Daha sonraki aşamada ise bu davranışların oluşmasına yardım edecek içerik, yöntem ve öğrenme ortamı belirlenmektedir. Üçüncü aşamada ise öğretme işinin gerçekleştirilmesine ve sonucun değerlendirilmesi etkinliklerine yer verilmektedir. Bu sürecin en önemli özelliği, öğrenme işi sonunda elde edilecek öğrenci davranışlarının, önceden öğretmen tarafından somut olarak belirlenmiş olmasıdır.

Eğitim alanında bugüne kadar yapılan çalışmalar sonucunda eğitim amaçlarının aşamalı olarak bölümlendirilmesi sağlanmıştır. Bu bölümler kısaca Bilişsel Alan, Duyuşsal Alan ve Devinimsel Alandır. Bu üç alan birbirinden bütünüyle soyutlanamaz. Bilişsel alan, zihinsel öğrenmelerin ağırlık taşıdığı bir alan olup kişinin öğrenilmiş davranışlarından zihinsel yeti ve becerilerine daha çok yer veren bir özellik içermektedir. Bu alanın alt basamakları bilgi(tanıma, hatırlatma), kavrama, uygulama, ayrıştırma(analiz), bireşim(sentez) ve değerlendirmedir. Duyuşsal Alan; ilgi, tutum, sevgi, nefret, güdüleme, alışkanlık vb. gibi değer yargılarıyla ilgili ve duygusal yönlerin ağır bastığı amaçları içermektedir. Algılama, tepkide bulunma, değer verme, örgütleme(düzenleme) ve kişiliklendirme(karakterize etme) gibi basamaklardan oluşmaktadır. Bu tür davranışlar kişinin yaşam boyu geçirdiği yaşantılarının ürünüdür. Bu nedenden dolayı bu alanla ilgili davranışlar, yalnızca okul sistemi içinde oluşmayabilir. Devinimsel alan; zihin ve kas eşgüdümünü gerektiren becerilerin ağırlıkta olduğu bir alandır. Bu bakımdan her devinimsel davranışta bilişsel bir davranışta söz konusudur. Bu alanın alt basamakları; algılama(uyarılma), kılavuz denetiminde yapma, beceri durumuna getirme, uyum ve yaratmadır(Çilenti, 1984). Her alan kendi arasında yine aşamalı olarak sıralanmıştır. Sosyal bilgiler eğitimi sürecinde de öğretmen bu alanları aşamalı olarak uygulama becerisi göstermektedir.

VII. Bulgular ve Yorum :

Sosyal bilgiler dersine yönelik ilgi, tutum ve istekleri belirlemeye yönelik olan anketin birinci bölümünde yer alan sorulara cevap veren toplam 350 öğrenci bulunmaktadır. Onlara yöneltilen sorular ve sonuçları aşağıda verilmiştir.

“Bu derse ilgi duymuyorum”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

127

123

54

46

350

%36,2

%35,1

%15,5

%13,2

%100

Bu derse ilgi duymuyorum” sorusu: %36,2 tamamen katılıyor, %35,1 kısmen katılıyor, %15,5 kararsız, %13,2 kesinlikle katılmıyor olarak cevaplandırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre katılımcıların (öğrencilerin) çoğunluğu dersle ilgili ilgi problemi yaşamaktadır. Sonuç olarak ders öğretmenleri ders anlatım süreci içinde öğrencilerin ilgisini çekebilecek öğretim metotları üretme çabası içinde olmalıdırlar.

 

“Bu dersin programdan kaldırılmasını istiyorum”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

27

104

173

46

350

%7,7

%29,7

%49,4

%13,2

%100

 

“Bu dersin programdan kaldırılmasını istiyorum” sorusu: %7,7 tamamen katılıyor, %29,7 kısmen katılıyor, %49,4 kararsız, %13,2 kesinlikle katılmıyor oranlarında cevap verilmiştir. Elde edilen verilere göre katılımcıların çoğunluğu sosyal bilgiler dersinin programdan kaldırılıp kaldırılmayacağıyla ilgili kararsız kalmışlardır. Sonuç olarak dersin yararları, günlük hayat için gerekliliği öğrencilere doğru biçimde anlatılmalıdır.

 

“Zorunlu olmasam bu derse çalışmazdım”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

227

23

50

50

350

%64,8

%6,6

%14,3

%14,3

%100

“Zorunlu olmasam bu derse çalışmazdım” sorusu: %64,8 tamamen katılıyor, %6,6 kısmen katılıyor, %14,3 kararsız, %14,3 kesinlikle katılmıyor olarak cevaplandırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre katılımcıların çoğunluğu sosyal bilgiler dersine çalışmayı zorunluluk olarak görmektedirler. Sonuç olarak müfredat programı içinde yer alan bütün derslerin bir birey için nedenli gerekli olduğu öğrencilere anlatılmalıdır. Zorunluluktan ziyade gerekliliği öğrenciye kavratılmalıdır.

 

“Bu ders ile ilgilenmek hoşuma gidiyor”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

67

78

54

151

350

%19,2

%22,2

%15,4

%43,2

%100

 

“Bu ders ile ilgilenmek hoşuma gidiyor” sorusu: %19,2 tamamen katılıyor, %22,2 kısmen katılıyor, %15,4 kararsız, %43,2 kesinlikle katılmıyor seçenekleri işaretlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre katılımcıların çoğunluğu sosyal bilgiler dersini, ders harici bir ilgi alanı olarak görmemektedirler. Ders programına dahil olan bazı konular, okul sınırları dışına taşınarak yapılabilse güncel hayatın içinde işlendiğinden daha faydalı olabilir. Toplanan veriler öğrencilerinde monotonluktan zevk almadığı yönündedir.

 

“Bu derse çalışırken canım sıkılır”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

258

73

15

4

350

%73,7

%20,8

%4,3

%1,2

%100

 

“Bu derse çalışırken canım sıkılır” sorusu: %73,7 tamamen katılıyor, %20,8 kısmen katılıyor, %4,3 kararsız, %1,2 kesinlikle katılmıyor şeklinde cevaplandırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre katılımcıların çoğunluğu sosyal bilgiler dersini çalışırken sıkılmaktadır. Bunun birçok sosyal nedeni olabilir. Fakat dersin içeriğinde anlatılan konuların ezbercilikten ziyade hikayeleştirilmesi öğrencilerin sıkıntısını bir nebze azaltabilir. Ders öğretmenleri ile yapılan söyleşilerde çoğunlukla bu metodun kabul gördüğü gözlemlenmektedir.

“Boş zamanlarımda bu ders ile ilgili kitapları okurum”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

40

50

14

246

350

%11,4

%14,3

%4

%70,3

%100

 

“Boş zamanlarımda bu ders ile ilgili kitapları okurum” sorusu: %11,4 tamamen katılıyor, %14,3 kısmen katılıyor, %4 kararsız, %70,3 kesinlikle katılmıyor olarak işaretlenmiştir. Türkiye’de genel anlamda kitap okuma alışkanlığı alt seviyelerdedir. Buna rağmen öğrencilerin yükümlülüğü kendilerini yetiştirmek ve geliştirmektir. Bilgiyi çok çabuk tüketmektir. Elde edilen sonuçlar ışığında katılımcıların çoğunluğu sosyal bilgiler dersi ile alakalı kaynaklarla ilgilenmemektedirler. Genel anlamda bireyin sosyal bilgiler gibi tarihi önem taşıyan bir dersle alakalı haberleri takip etme ve kitapları okuma alışkanlığı kazanma gerekliliği faydalı olacaktır.

 

“Bu dersle alakalı bir tartışma olsa hemen katılırım”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

7

3

213

127

350

%2

%0,9

%60,9

%36,2

%100

 

“Bu dersle alakalı bir tartışma olsa hemen katılırım” sorusu: %2 tamamen katılıyor, %0,9 kısmen katılıyor, %60,9 kararsız, %36,2 kesinlikle katılmıyor olarak cevaplandırılmıştır. Toplum içinde bireyin kendini ifade edebilmesi eğitim öğretim kurumları gibi sosyal ortamlarda bilgi ve cesaret ile ilintili olsa da özgür düşünce ortamları ile öğrenci hür bırakılmalıdır. Bu soru ile öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun kararsız kalması fikirsiz kalması anlamı taşımaktadır. Bunun sonucunda sınıf içi düzen yeniden gözden geçirilmelidir.

 

“Bu derste tüm sınıf aynı dikkat içinde derse katılmaktadır”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

3

6

87

254

350

%0,9

%1,8

%24,8

%72,5

%100

 

“Bu derste tüm sınıf aynı dikkat içinde derse katılmaktadır” sorusu: %0,9 tamamen katılıyor, %1,8 kısmen katılıyor, %24,8 kararsız, %72,5 kesinlikle katılmıyor görüşleri belirtilmiştir. Bir sınıftan derse tam katılım beklenmesi yanlış olabilir. Öğrencilerin psikolojik durumu, fiziksel durumu, sınıf içi oturma planı gibi bazı durumlar çeşitli olumsuzluklara yol açabilir. Öğretmenlerin bu gibi durumlarda en verimli biçimde kendini derse hazırlaması gerekmektedir. Burada elde edilen veriler ışığında öğrencilerin çoğunluğu sosyal bilgiler dersinde sınıfa tam katılımın sağlanamadığı yönünde cevap vermiştir. Her ders için benzer sonuçlar çıkması muhtemeldir. Öğrenci merkezli işlenecek derslerde öğrenci sınıf içinde daha aktif bir rol oynayabilir.

 

“Bu dersin okullarda zorunlu olmaması gerektiğine inanıyorum”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

133

173

24

20

350

%38

%49,5

%6,8

%5,7

%100

 

“Bu dersin okullarda zorunlu olmaması gerektiğine inanıyorum” sorusu: %38 tamamen katılıyor, %49,5 kısmen katılıyor, %6,8 kararsız, %5,7 kesinlikle katılmıyor biçiminde cevaplandırılmıştır. Elde edilen veriler sonucunda öğrenciler sosyal bilgiler dersinin zorunluluğu konusunda ikna edilememiştir. Öğretmenin dersin gerekliliği ve zorunluluğu konusunda öğrencileri bilgilendirme aşamasında ki bazı tedbirleri yeniden gözden geçirmesi, ders için daha faydalı olacaktır.

 

“Bu ders bende sürekli olumsuz izlenimler bırakmıştır”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

128

22

92

108

350

%36,6

%6,3

%26,3

%30,8

%100

 

“Bu ders bende sürekli olumsuz izlenimler bırakmıştır” sorusu: %36,6 tamamen katılıyor, %6,3 kısmen katılıyor, %26,3 kararsız, %30,8 kesinlikle katılmıyor şeklindedir. Toplanan veriler ışığında öğrencilerin çoğunluğu ders ile ilgili bazı olumsuz izlenimlere kapılmıştır.

 

“Bu ders ilgi çekici bir derstir”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

93

57

24

176

350

%26,6

%16,3

%6,8

%50,3

%100

 

“Bu ders ilgi çekici bir derstir” sorusu: %26,6 tamamen katılıyor, %16,3 kısmen katılıyor, %6,8 kararsız, %50,3 kesinlikle katılmıyor oranında katılım sağlanmıştır. Sonuç olarak öğrencileri büyük bir çoğunluğu sosyal bilgiler dersini ilgi çekici bir ders olarak görmemektedirler.

 

“Bu ders genel kültürümüzü artırmada faydalıdır”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

129

121

60

40

350

%36,8

%34,5

%17,2

%11,5

%100

 

“Bu ders genel kültürümüzü artırmada faydalıdır” sorusu: %36,8 tamamen katılıyor, %34,5 kısmen katılıyor, %17,2 kararsız, %11,5 kesinlikle katılmıyor olarak cevaplandırılmıştır. Sonuç olarak öğrenciler bu dersi genel kültüre fayda sağlayan bir ders olarak görmektedirler.

 

“Ders öğretmeni derse önceden hazırlık yaparak gelmektedir”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

220

50

50

30

350

%62,8

%14,3

%14,3

%8,6

%100

 

“Ders öğretmeni derse önceden hazırlık yaparak gelmektedir” sorusu: %62,8 tamamen katılıyor, %14,3 kısmen katılıyor, %14,3 kararsız, %8,6 kesinlikle katılmamaktadır. Elde edilen verilerin sonucuna göre ders öğretmeninin önceden hazırlık yaparak geldiği öğrencilerin büyük bir bölümü tarafından anlaşılmaktadır. Bu nedenle derse giren bütün öğretmenlerin ders için gerekli hazırlığı yapmaları gerekmektedir.

 

“Ders konuları bilgi edinmeye değerdir”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

233

73

24

20

350

%66,6

%20,8

%6,9

%5,7

%100

 

“Ders konuları bilgi edinmeye değerdir” sorusu: %66,6 tamamen katılıyor, %20,8 kısmen katılıyor, %6,9 kararsız, %5,7 kesinlikle katılmıyor olarak işaretlenmiştir. Elde edilen verilerin sonucu, öğrencilerin büyük bir kısmının sosyal bilgiler dersi için bilgi edinilmeye değer bir ders olduğu görüşünü savunduğunu ortaya koymaktadır.

 

“Gazete ve dergilerde bu dersle ilgili haberler ilgi çekmez”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

333

10

0

7

350

%95,2

%2,8

%0

%2

%100

 

“Gazete ve dergilerde bu dersle ilgili haberler ilgi çekmez” sorusu: %95,2 tamamen katılıyor, %2,8 kısmen katılıyor, %0 kararsız, %2 kesinlikle katılmıyor oranları şeklindedir. Elde edilen verilerin sonucu, öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun sosyal bilgiler dersi ile ilgili olan haberleri dersi, gazete vs. gibi yayın organlarından takip etmedikleri yönündedir.

 

“Bu ders konularından hayatım boyunca faydalanabilirim”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

3

8

39

300

350

%0,8

%2,2

%11,2

%85,8

%100

 

“Bu ders konularından hayatım boyunca faydalanabilirim” sorusu: %0,8 tamamen katılıyor, %2,2 kısmen katılıyor, %11,2 kararsız, %85,8 kesinlikle katılmamaktadır. Bu sonuç aslında bir bakıma toplumda yaygın olarak düşünülen eğitim kurumlarında işlenen derslerin, günlük hayatta kullanılıp kullanılamayacağı ile ilgili düşünceye ilköğretim okulu öğrencilerinin işaretledikleri seçenekle verdikleri cevaptır. Derslerde işlenen konuların tümüyle günlük hayatta yaşanmasının mümkün olamayacağı öğrencilere uygun bir ifade ile anlatılmalıdır. Burada öğretmene olduğu kadar aileye de büyük görevler düşmektedir.

“İleride bu ders konularının bana yardımcı olacağını sanmıyorum”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

298

42

7

3

350

%85,1

%12

%2

%0,9

%100

 

“İleride bu ders konularının bana yardımcı olacağını sanmıyorum” sorusu: %85,1 tamamen katılıyor, %12 kısmen katılıyor, %2 kararsız, %0,9 kesinlikle katılmıyor şeklindedir. Elde edilen verilerin sonucuna göre, öğrencilerin büyük bir kısmı ileride bu dersin kendilerine fayda sağlayacağını düşünmemektedir.

 

“Bu dersi resim destekli ve müzelerde işlemeyi isterdim”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

299

27

23

1

350

%85,5

%7,8

%6,5

%0,2

%100

 

“Bu dersi resim destekli ve müzelerde işlemeyi isterdim” sorusu: %85,5 tamamen katılıyor, %7,8 kısmen katılıyor, %6,5 kararsız, %0,2 kesinlikle katılmıyor seçeneği işaretlenmiştir. Elde edilen veriler ışığında, öğrencilerin büyük bir kısmı bu dersin işlenme hususunda resim destekli ve müze gibi görsel açıdan zengin ortamlarda işlenmesi yönünde görüş belirtmiştir.

 

“Bu ders her öğrenci için gereklidir”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

87

163

89

11

350

%24,8

%46,5

%25,5

%3,2

%100

 

“Bu ders her öğrenci gereklidir” sorusu: %24,8 tamamen katılıyor, %46,5 kısmen katılıyor, %25,5 kararsız, %3,2 kesinlikle katılmıyor oranlarında katılım sağlanmıştır. Öğrencilerin büyük bir bölümü bu soruya kısmen katılmaktadır. Dersin gerekliliği konusunda öğrencilerin çoğu hem fikirdir. Ancak işlenme ve derse ilgi konusunda bazı olumsuz izlenimleri olduğu önceki sorulara verilen cevaplarda ortaya çıkmaktadır.

 

“Ailem sosyal bilgiler dersini önemsemektedir ”

Tamamen Katılıyorum

Kısmen Katılıyorum

Kararsızım

Kesinlikle Katılmıyorum

Toplam

33

173

74

70

350

%9,4

%49,4

%21,2

%20

%100

 

“Ailem sosyal bilgiler dersini önemsemektedir ” sorusu: %9,4 tamamen katılıyor, %49,4 kısmen katılıyor, %21,2 kararsız, %20 kesinlikle katılmıyor şeklinde görüş belirtilmiştir. Elde edilen büyük bir sonuca göre aileler sosyal bilgiler dersine karşı kısmen de olsa ilgisiz değildir. Dersi önemsemektedirler.

VIII. Sonuç

Bu araştırmadan çıkan sonuç, ilköğretim öğrencilerinin sosyal bilgiler dersinde yalın anlatımlardan, sözcük kalabalığı ve tamamıyla öğretmen odaklı işlenen derslerden, teknolojik açıdan kısıtlı ortamlarda bulunmalarından, bazı olumsuz duygulara kapılmalarının kaçınılmazlığını ortaya koymaktadır. Dersler günümüz çağına uygun bilgisayar destekli, görsel açıdan zengin objelerle daha ilgi çekici hale getirilebilir. Tarihi mekan ziyaretleri yerinde görme, kavrama gibi davranışları tetikleyeceğinden dolayı sıklıkla ve imkanlar elverdiğince başvurulması gereken öğretme yöntemleri arasında görülmelidir. Sosyolojik olaylar anlatılırken günümüz yaşam boyutu da göz önünde bulundurulmalı ve konular öğrencilere bu şekilde hazırlanmış örneklerle sunulmalıdır. Proje kapsamında birebir olarak görüştüğümüz öğretmen ve öğrencilerden edindiğimiz izlenime göre , sosyal bilgiler dersi öğrenilmesi kolay bir ders olmasına rağmen akılda kalıcılık bakımından öğrencilerin sorun yaşadığı bir ders olarak göze çarpmaktadır.Ezberci bir eğitim anlayışının sanılanın aksine sosyal bilgiler dersinde de öğrenciye bir şey kazandırmadığı açıktır. Sosyal bilgiler dersi içerdiği konular bakımından , hem öğrenilip hem tartışılması , hem de öğrenilen konuların akılda kalmasını gerektiren niteliklere sahiptir. Bu nedenle dersin ne gibi anlatım teknikleri istediği iyi bilinmeli ve öğrenciye en etkili yoldan anlatılmalıdır. Özetle öğrenci konuya, öğretmenin anlatımının görsel malzeme ile süslenmesi ile daha da hakim olacak ve böylece zor görülen ve kolay unutulan bazı konular öğrencinin kafasında kolayca yer edecektir.

X. Öneriler

1) Sosyal bilgiler ders programı verimliliğinin artırılması hedeflenmeli ve buna yönelik çalışmalar, okul, aile ve öğretmen aracılığı ile geliştirilmelidir.

2) İlköğretim sosyal bilgiler dersinde öğretmen odaklı anlatım metodu en az seviyede kullanılmalı öğrenci sınıf içinde aktif rol oynamalıdır.

3) Programda yer alan konular, öğrencinin kişilik gelişimi, çevre faktörü ve kazandırılacak davranışlar günümüz şartlarında yeniden ele alınmalıdır. Gündelik yaşamdan örneklerle zenginleştirilmelidir.

4) Ders konuları imkan varsa hikayeleştirilerek, öğrencinin anlayabileceği tarzda sadeleştirilmelidir.

5) Öğrenciler sınıf ortamında tekdüze işlenen derslerden sıkıldıkları için imkan varsa görsel açıdan öğrenebilecekleri ortamlara götürülerek olayı yaşamaları sağlanmalıdır. Bu gibi yerlerin başında müzeler gelmektedir. Geleceğe dönük eğitim müzeleri kurulmalı ve ülkenin her bölgesinden öğrenciler rahatlıkla buraları ziyaret edebilmelidirler.

6) Öğretmenler derse tam donanımlı ve teknolojik materyalleri kullanabilecek düzeyde hazır gelmelidirler.

7) Tarihte olan olayların günümüzde öğrenci gözüyle yeniden yorumlanma imkanı öğrenciye sunulmalıdır. Öğrenciler fikirlerini özgürce ifade edebilmelidirler. Bu da öğrencinin araştırma ve okuma yeteneğini artıracak davranışlar kazanmasına yol açacaktır. Ezbercilikten kurtulacak ve öğrenme zorunluluğunu kendinde hissedecektir.

8) Yapılan araştırmalar çoğu zaman şu gerçeği açıkça ortaya koymaktadır. Kitap okuma alışkanlığı bir boş zaman değerlendirme davranışı olarak görülmektedir. Bu değerlendirme yanlıştır. Bu fikirden kaçınmalı ve öğrencilere de bu düşüncenin sağlıksız olduğu anlatılmalıdır.

9) Öğretmen alanına hakim olmalı ve dersi içinde kullanacak materyaller hakkında yeteri derecede bilgi sahibi olmalıdır. Örneğin öğrencileri panoramik eserlerin yer aldığı bir mekana götürecekse önceden ortam hakkında bilgi edinmelidir.

10) Tarihi anlamada, sosyal olayların etkileri konusunda sanat eserlerinin gerekliliğini göz önünde bulundurmalı, yalın anlatımlardan kaçınmalıdır. Görsel yönden zengin, plastik açıdan değerli gerçekçi araştırmalar yaparak teknolojik materyallerin çeşitliliği içinde öğrencilere en uygun ders ortamını sağlamalıdır.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

ÇİLENTİ, K., (1984). “Eğitim Teknolojisi ve Öğretim” Ankara; Gül Yayınevi.

DEMİRCİOĞLU, İ. H.(2005) “Tarih Öğretiminde Öğrenci Merkezli Yaklaşımlar” Ankara; Anı Yayıncılık.

KISAKÜREK, M.A., (1987). “Sosyal Bilgiler Öğretiminin Niteliği, Kapsamı ve Amaçları” Eskişehir; Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Eğitim Ön Lisans Programı.

SÖZER, E., (1998). “Kuramdan Uygulamaya Sosyal Bilimlerin Öğretimi” Eskişehir; Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yayını.

Türk Dil Kurumu. (1974). Türkçe Sözlük. Ankara; T.D.K.

OĞUZKAN, A.F., (1993). “Eğitim Terimleri Sözlüğü” Ankara.

 

 

 

    •  

       

       

GERİ

 

 

 

<Copright 2006 Tüm Hakları Saklıdır.