ÇANAKKALE RESSAMI HAYRİ ÇİZEL
Mehmet Başbuğ
.
92. Yılını büyük coşku ile kutladığımız “Çanakkale Zaferi” birçok yerli ve yabancı sanatçıya konu olduğumuz biliyoruz. Müzelerde bu konu ile ilgili pek çok eser mevcuttur. Esas konumuz olan Çanakkale Ressamı Hayri Çizel’in sanatı hakkında bir şeyler söylemek ve yorumlamaktır.
Hayri Çizel, 1891 yılında Edirne’ye bağlı Dimetoka ilçesinde doğmuş, ilk ve ortaokulu kendi ilçesinde tamamladıktan sonra, Edirne idadisine kaydolmuştur. Buradaki resim öğretmeni Hasan Rıza idi. Hasan Rıza kalabalık savaş kompozisyonları ile tanınıyordu. Onun “Malazgirt”, “Niğbolu”, “Fatih’in Topkapı’dan İstanbul’a Girişi” vs. gibi Türk savaşlarını büyük boyutlu kompozisyonlar haline getirmiştir.
Sami Yetik, onun 1912 Balkan Harbi’nde Edirne’ye giren Bulgarlar tarafından nasıl şehit edildiğini, karakalem ve yağlıboya eserlerinin evindeki atölyesinde nasıl tahrip edildiğini Türk Ressamları isimli kitabında bahsetmektedir.
İşte Hayri Çizel, bu Hasan Rıza Bey’in iyi bir öğrencisiydi. Kendisinde sonradan gelişecek olan konularda öğretmeninin tesiri altında kalmış, savaşçı ruhunu ve heyecanını öğretmeninden almıştı. Hatta Sanayi-i Nefise’ye girmesinde, ressamlık mesleğini seçmesinde ve konu olarak büyük çoğunluğu tarihi ve kahramanlık sahneleri seçmesinde Hasan Rıza Bey’in tesiri ve telkini olduğu muhakkaktır.
Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi’nde güçlü bir resim ve desen eğitimi aldıktan sonra 1914 yılında birincilikle mezun olmuştur. O yıl I. Dünya Savaşı’nın başladığı yıldır. Yedek subay olarak Çanakkale’ye sevk edildi. Onun için savaşın atmosferi içinde bulunmak, savaş sahnelerinin krokilerini çizmek, eskizlerini hazırlamak önemliydi. Hem Gelibolu hem Kafkas Cephesi’ndeki savaşta, yedek subay olarak iki buçuk yıl askerlik yaptı. Bu yıllarda sayısızca desenler, poşadlar çizdi. Askerlik hizmeti bittikten sonra Münih’e gönderilen Hayri Çizel, Hoffman Atölyesi’nde resim bilgisini geliştirdi. Münih dönüşünde geçinebilmek için Babıali’de Şark Sanayi-i Nefise Fotoğraf Atölyesi ismiyle bir atölye açtı. Daha sonraki yıllarda öğretmenlik mesleğine başladı. İstanbul’da Erenköy Kız Lisesi, Kuleli Askeri Lisesi, Halıcıoğlu Askeri Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi, İstanbul Kız Lisesi, Hayriye Lisesi, Davutpaşa Ortaokulu’nda görev yapmıştır. Sanatçı olarak resim dersleri verdiği İstanbul Erkek Lisesi’nde 13 Ekim 1950 tarihinde, görevi başındayken hayata gözlerini yummuştur.
Hayatını, böylece kısaca anlattığımız Hayri Çizel Türk ressamlığının Mehmetçiği, “Mehmetçik Ressamı” yada “Süngüsü Fırça Olan Mehmetçik” diye tanımlanmaktadır. Sanatçı cephedeyken bile fırçasını alarak savaş günlerinin çetin koşullarında belgesel denebilecek resimler yapmıştır. Mesela Çanakkale Savaşı’na ait hatıralarını topladığı albümdeki resimler suluboya ile boyanmış, her yaprağa yer, tarih ve gün eski yazı ile not edilmiştir. Bir yaprakta “13 Haziran 1331 (1915) “Karapınar, Cuma, Cephane Komutanı Hüsamettin Bey’in Çadırı” resimlenmiş diğer bir sayfada “13 Haziran 1331 (1915) Bolayır, Gelibolu Yarımadası ve Çanakkale Boğazı” yazısı ile belgelenmiş bu albümdeki resimler incelendiğinde, uğruna kan dökülen vatan topraklarını, ağacı, çeşmesi, evi, camisi, insanı ve her şeyi ile somutlaşan vatan sevgisini sezinlememek imkânsızdır.
Sanatçı tarihimizin kahramanlık olaylarını hayalinde biçimleyerek resimlemiş ve ismini büyük boyutlu savaş kompozisyonlarıyla duyurmuştur. İstanbul fethinin Türk ve Dünya tarihindeki yerinin önemi, sanatçının belleğinde öyle bir yer etmiştir ki Fetih konusunda sayısızca esere imza atmıştır. İstanbul fethinin 500. Yılı dolayısıyla 1953 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi ile Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde düzenlenen reism sergisinde sanatçının ön çalışmalarından oluşan eskizleri ve büyük boyutlu hamasi konulardan meydana gelen yaklaşık 250 adet resminin sergilenmesi, sanatçının savaş kompozisyonları yapmaktaki gücünü göstermektedir. Hayalinde biçimlendirdiği tarihi konulu tablolarda, olayların yaşandığı vakaları titizlikle incelemiş olması, yine de sanatçının gözlemci yanının ağır bastığını ortaya koymaktadır. Tarihi konulu resimlerinin çok beğenildiği ve milli ruhu heyecanlandırdığı sebebiyle 2 Mayıs 1966 yılında İstanbul Beyoğlu Belediye Şehir Galerisi’nde 182 eserinden oluşan sergisi tekrarlanmıştır. Yine Reşat Ekrem Koçu tarafından hazırlanan İstanbul Ansiklopedisi’nde 7000 adet eskiz, desen ve karakalem çalışması mevcuttur. Milli ruh ve heyecanımızı dile getirmede usta olan sanatçı pek tabidir ki Kurtuluş Savaşımızı dile getiren çok sayıda eser de meydana getirmiştir. O yıllarda her Türk sanatçısı mutlaka Kurtuluş Savaşı’nı temsil eden kompozisyonlara imza atmıştır. Hayri Çizel’in yaptıkları arasında Süvari Askeri, Ankara Kalesi, İzmir’e Doğru, Kağnılar sayılabilir. Teknik ve estetik değer açısından sanatçının eserleri çok başarılıdır. Porte, peyzaj, natürmort düzenlemeleri de en az hamasi resimleri kadar önemlidir. Hayri Çizel’in ilk resimlerinde akademik bir çizgi, son resimlerinde ise izlenimci olduğu hususunda görüşler mevcuttur.
Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü dolayısıyla bir dizi etkinliğin yanı sıra plastik sanatlar alanında da bir hayli çalışma yapıldığı gerçeğiyle, 1915 yılı Gelibolu Savaşı’nda şehit düşen nice kahramanın anısını Hayri Çizel’in resimlerinde bir kez daha anmaya çalıştık. Şehitlerimizi ve Ressam Hayri Çizel’i rahmetle anıyoruz.